4/22/2007
posted by sexenler at 4:23:00 PM
Daha onceki blogların birinde bahsetmistim yakariden fakat o zmn ya youtube yoktu ya da benim oraya bakmak aklima gelmedi yakarinin introsunu buldum siteme eklemekten gurur duyuyorum ...
 
posted by sexenler at 4:06:00 PM
Eskiden Bu albümden vardı bende çıkartmalar ayrı satılırdı sanırım, fakat paket içersinden çıkmayan bazı etiketler olurdu parlak olanları bulmak zordu çıkınca sevinirdik, hep aynıları çıktığıda olurdu fotograflarını gordugunuz albumu aldim, takım halinde gorunce baya bir heyecanlandım, albumun kapağını gorunce sizde hatirlayacaksınız, aşşagıdaki fotolara bakınız..


 
posted by sexenler at 3:51:00 PM
Bazı zamanlar girmiş olduğum bloglardan ote gorsel malzeme sanirim cok daha yerinde olucak, su assagida ki 3 fotografta 80li yılların modasini buram buram koktugunu goruyorsunuz. saclar baslar kupeler eldeki sampanya kadehi bile goruntuyu tamamliyor sanki. vatkaları es gecmek istemem perma ise o yılların en moda saç modeli..deri o yillarin onde kullanılan kumas turlerinden cekette etekte pantalonda her yerde...


 
2/03/2007
posted by sexenler at 10:17:00 AM
TRTde cikardi saatini unutmus durumdayim ama italyanca bilmeden guldugum ilk programdi zira o zamanlar onun italyanca oldugunu anlamayacak kadar ufaktim onun konusmasi oyle sanirdim. gulusu vardi katila katila gulerdi youtube da ararken buldum assagida izleyebilirsiniz :)
 
1/05/2007
posted by sexenler at 11:07:00 AM


1986 yılında avusturalya yaz olimpiyatlarina bulgaristan formasi altinda katilmisti, ve tum rekorlari alt ust etmisti olimpiyatlardan sonra londraya gitmis orda basina turkiyeye iltica edecegim diyerek gundemi cilgin gibi sarsmisti, ozal doneminde gerceklesen bu olay sonunda hemen bi ucak gonderilmis naim suleymanoglu yurdumuza kazandirilmistir. suleymanoglu hatirladigim kadariyla ucaktan iner inmez asfalti opmus ozalla sarmaş dolas olmuslardi. Turkiyede kalmasi icin inanilmaz kolayliklar saglandi herkes mutluydu Naim gibi bir olimpiyat devi bizi temsil edecekti. o zmanalr bulgaristanda iyi kufur kaymistir belki..
 
11/18/2006
posted by sexenler at 10:27:00 AM


80li yılların diskjokeyi olarak hafızalarda yer eden bir kisiydi hakan gündüz. Dj. Panorama ve Gala serileriyle her eve girmeyi başarmış bir dj olmuştu kendisi. panorama serisi 12ye kadar vardı sanırım, bu serilerde populer şarkılar arası geçiş yaparak müthiş bir ambiyans yakalattırırdı discolarda. geçiş sıralarında "dididicey panorama nambır törtiiii" derdi sanki ağırlaştırılmış bi sesle ve survivor sarkisi başlardı. şimdi dinlediğimde ise bi komik geliyor..
kendisine ait bir tanıtım sitesi var siteye burdan bakabilirsiniz
 
11/16/2006
posted by sexenler at 1:49:00 PM

Çocukken çıkmıştı bu nintendo el atarileri tek boyutlusu vardi ilk zamanlar bende almıştım ilk aldiğim nintendo da solda iki tane sağda iki tane boru vardı ordan yumurtalar dökülüyordu onları yakalamaya calisan maymunu canlandırıyordum bu atarilerde her cocuk o dönemde oynuyordu..pik pik pik dııdıııttt diye sesler cıkartıyordu..daha sonra araba yarışlısı çıktı o da çok güzeldi hepsi hepsi cok guzeldi ben çocukken ayni anda 50 tanesiyle birlikte oynayasım gelirdi ...
 
11/14/2006
posted by sexenler at 5:04:00 PM

Şimdilerde modasını yitirmiş 80li yılların oyunlarından karton kutu üstüne yerleştirilmiş yeşil mika üstünde 22 adet futbol oyuncu temsili plastik adamlar ve dibleri çukur halde, kaleciler sürekli 90'a atlamaya hazır vaziteyette duruyor. ve beyaz plastik topla oyun başlar.
plastik adamları geri çektip biraktığınızda top fırlar kaleye doğru gider ordan gelir sizin kaleye şut çekilir langırt oyununun bir farklı edisyonuydu aslında, genelde gaza gelip plastik adamları fazla geri çekmekten dibinden kırılırdı. yapıştırsan kafi gelmezdi.onlar kırılmasa plastik topları kaybederdik yerine misket koyardım ben hep, yani herkes ole yapardı o zmn
 
11/11/2006
posted by sexenler at 1:16:00 PM

Çocukken izlemek için uykumdan fedakarlık ettiğim sobalı evde büyürken annenin uyuyup sobayı yakmadığı zamanlarda yorgan altında izlediğim çizgi film transformers.optimus prime, autobotlar, dinobotlar... kotu adamlar vardı uçak olup uçarlardı bizimkiler arabaydılar jeep olanı vardı tır olanı vardı spor model olanı vardı. hep düşen uçaklarını çalıştırıp dünyaya donmeye çalışıolardı diye hatirliyorum...iyilere karşı kötülerdi her daim. 1984-1988 yılları arasında çevrildi. sora oyuncakları çıktı paramı biriktirip aldığımı hatirliyorum yıkılıodu ortalık şu anda orjinal oyuncaklarını kutusuyla birlikte ebay.com sitesinden almak isteseniz 300 doları gozden çıkartmanız gerekir derim ben..
şimdide 2007 yılında filmi yayınlanacakmış fragmanını youtube sitesinden bulabilirsiniz. filmin internet sitesinide yapmışlar o da ahanda burda...
 
11/10/2006
posted by sexenler at 4:45:00 PM
Televizyon ustlerinde olurdu özellikle misafir odası olanlar odanın içersdeki televizyon ustu beyaz dantelin üzerine konurdu. bazı evlerde oturma odası salonlarında olabileceği gibi tv sehpası olarak gorev yapan aliminyum saplı kahverengi tahtalı televizyon sehpalarının yükseltici kutularının konduğu yerede konabiliyordu. daha sonra bunlar evlerden çıkıp arabaya geçti herkes arabanın arkasına koydu felan karpuz dilimli örgü işini..bunun yerinide kafası oynayan köpek aldı hatta ilyas salmanın sarı mercedes isimli filmindeki arabanın arkasında vardır bu oyuncak
 
11/09/2006
posted by sexenler at 10:58:00 AM

Bugün gazeteyi okurken farkettim iş yerimin dibi sayılabilecek bar olan balans'ta 80s karaoke parti olduğunu soyleyen haber vardı. hatta haberi yazan Onur Baştürk yazının sonunda bizim siteye yönlendirme vermiş ona burdan cok teşekkür ediyorum..
balansta bugun yani 9 kasım 2006 da saat 22:00 de başlayacakmış giriş ucreti 10.00 ytl isteniyor.girerken kıyafet zorunluluğu yoktur umarım streç pantolonlar vatkalı kazaklar , tek ele takılmış eldivenler büyük madalyonlar takıp takıştırmak serbest olsun derim...
balanstaki bu etkinlik detayları için..
 
11/01/2006
posted by sexenler at 5:33:00 PM

Seksenli yılların futbolda destan yazan iki isimdi bence, ŞEYTAN RIDVAN ve ALTIN KRAMPON TANJU.. Her ikisi Gs - Fb maçında çetin bir mucadeleden cıkar Türkiye maclarında kardeşlik dostluk sevgisinde bulunurlardi birbirlerine..
1988-1989 sezonu Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı final oynayan Galatasaray'ın kadrosunda bulunan Tanju Neuchatel Xamax ve Monaco'ya attığı gollerle takımı sırtlayan oyuncu olmuştu. Fakat daha sonra FB ye transfer 90li yıllarda da İstanbulsporda top koşturduktan sonra 90lı yılların ortalarında Araba kaçakçılığı sebebiyle hapiste yatmıştı.
Şeytan ise oynadığı dönemlerde en cok sakatlanan kişiydi çıt kırıldım bir insandı. en son zaten bir maçta sakatlanıp 94 sezonunda futbolu biraktı bu donemlerde 90 baslarında çok içmeye basladığı beyoglu alemlerine daldığı rivayet edilmekteydi. spor yazarlığı menajerlik derken su anda rıdvan dilmen ve tanju colak kariyerlerinin keyfini suruyorlar...
 
posted by sexenler at 1:21:00 PM

Seksenli yılların kitabı çıkmıştır. Muharrem Kaşıtoğlu'nun hazırldağı seksenli yıllarda olan olayları anlatan bir kitap. 70lerin sonundan baslayıp seksenli yılların sonuna kadar olan olayları daha cok hatırlatıcı yonde aciklayan "aa bakın buda vardı" seklinde , veya "bu olayı sanırım herkes hatırlar fazla soze gerek yok" ifadeleriyle baslıkları aciklamıstır. kitabın oldukca guzel, fakat resim bakımından oldukca zayif kalmıs oldugunu dusunmekteyim. kitaba bir bok atma cabam yok fakat daha iyisi olabilirdi kanımca...
alıp okumanızı tavsiye ederim genede, ben aldım okudum :) fiyatıda ucuz 8.50 Ytl..
 
8/09/2006
posted by sexenler at 6:09:00 PM
çocukluk dönemimizin çizgifilmlerinden biriydi. kedigillerden olan bu sulale zirhli araçlarıyla kotuluklerin ustesinden gelirdi. abla vardi bi tane koşardi deli gibi assagidaki jenerikte gorunuo. ele baslari olan genç kedinin kılıçı superdi tandır tandır tandır kets dediginde kılıç buyurdu felan çocukken almıştım ondan hatirliyorum.

jenerigini assagida izleyin efenim...
 
posted by sexenler at 5:58:00 PM
işte size 1985 yılında çektiği take on me klibi assagida sozlerinide bulabilirsiniz...



Talking away
I don't know what I'm to say
I'll say it anyway
today's another day to find you
Shying away
I'll be coming for you love O.K.


Take on me
Take me on
I'll be gone
in a day or two


So needless to say I'm odds and ends
But that's me, stumbling away
Slowly learning that life is O.K.
Say after me
It's no better to be safe than sorry.


Take on me
Take me on
I'll be gone
in a day or two.


The things that you say
Is it live or just to play
My worries away
You're all the things I've got to remember
You shying away
I'll be coming for you anyway


Take on me
Take me on
I'll be gone
in a day or two


ad lib to end
 
posted by sexenler at 5:32:00 PM
Survivor grubunu daha once bahsetmiştim fakat kimlerden olustugunu bahsetmemistim gene bahsetmiycem 1983 yılında cıkarmış oldukları albümlerinden caught in the game sarkisinin klibini u tube internet sitesinde buldum hemen buraya paste yapmak istedim sarkinin klibi türk filmeleri gibi sarki sozleride bi nevi biraz oyle. iki kisi arasinda surup giden kıskancligi anlatiyor. sarkiya ise diicek bir sey yok muthis...



You swore you’d never again, let yourself be tempted,
Too many times in the past when you’ve opened up your heart --
You’ve had it broken in pieces, by too many lies,
Still it’s hard to acknowledge the past --
When she flashes those eyes,
Over and over the song skips,
Just as the final refrain fades away --
Like fools we are caught in the game

*caught in the game,
Caught in the game again --
Caught in the game,
Caught in the game*

I swore I’d never again catch myself believin’
Too many times I’ve been hurt -- and it makes you hard inside
But when I saw you in the city tonight --
Was it just imagination --
Or did your eyes burn a little too bright,
For purely conversation --
Over and over the lights flash down at the corner arcade
Swept away --
Like fools we are caught in the game
 
8/04/2006
posted by sexenler at 8:20:00 AM
80li yılların sonuna dogru faber firmasi cikarmisti yanlis hatirlamiyorsam, cocuklugumda yani ilkokuldayken kırmızı kalemlerle başlık yazardık. bu bir ucu mavi bir ucu kırmızılar cıkınca şaşırmıştık kırmızı kalemlerden daha pahaliydi ilk baslarda alamiyorduk, sora ilk aldigimda kırmızı tarafını hiç kullanmadan mavi tarafını kullanmıştım heyecan heves sanirim halen uretiliyor bu kalemlerden.
garip bi ucu vardı eliniz terlediginde hemen eliniz kırmızı mavi lekeler olurdu. bu kalemi kullanmak prestijli karizmatik bi izlenim yarattıgına inanirdik.fotoğrafını bi turlu bulamadim gidip kırtasiyeden alicam bi tane cekip buraya ekleyecegim :)
 
7/31/2006
posted by sexenler at 5:34:00 PM

Ghostbuster I II olmak üzere iki tane cevrilmiştir. I.sı 84 senesinde cevrilmis aradan 5 yıl sonra yani 89 yılında II. sinemalarda oynamistir. film muziklerinden tutunda sokakların köşe başındaki sokak lambalarina kadar seksenli yılların ozelliklerini tasiyan her iki filmde cok guzeldir. o donemlerin yapilmis bilim kurgu fantazi filmelerin arasında yer almis cok dikkat cekmistir. simdilerde izledigimizde eminim guleriz ama o donem icin cok guzeldi.

ilk filmin konusu :
Paranormal konulara düşkün Dr. Peter Venkman ve 3 kafadar akademisyen arkadaşı bir işe yaramadıkları gerekçesiyle Columbia Üniversitesi'nden atıldıklarında kendi işlerini kurmaya karar verirler ve hayalet avcılığı şirketi Ghostbusters doğar.
TV reklamları sayesinde isimlerini duyurup, New Yorkluları şehrin orasına burasına musallat olmuş hayaletlerden kurtarmaya başlarlar. Bir gün güzel viyolonselist Dana Barrett tarafında kiralandıklarında, genç kadına ait evin, New York'u istila etmeye başlayan kötü ruhlar tarafından dünyaya giriş kapısı olarak kullanıldığını anlarlar. İşler kontrolden çıkar. (burayi copy paste yaptim bilginize)

2.filmin konusu ise :
Ghost Busters ekibinin New York şehrini kötü ruhların istilasından kurtarmasının üzerinden beş koca yıl geçmiştir. Ancak kafadarların hayalet avcılığı yapması yasaklanmış, her biri kendisine başka bir iş bulmak zorunda kalmıştır. Ray ve Winston çocuklar için hokkabazlık yaparken, Egon insan duygularının çevre üzerindeki etkilerini araştırmaktadır. Venkman yerel bir televizyonda uyduruk bir parapsikoloji programı yapmaktadır.Dana'ya gelince, Venkmanla birlikte olmuş, bir çocuk yapmış ve ondan ayrılmıştır. Genç kadın müzede üzerinde çalıştığı bir restorasyon işinde Karpatyalı Vigo'nun resmine denk gelir. Tablo büyülüdür ve Vigo hayata geri dönmek istemektedir. Hayalet Avcıları tekrar faaliyete geçmek için şehri ikna edebilecekler midir? Şehirdekilerin hayatı buna bağlıdır!
 
7/28/2006
posted by sexenler at 10:24:00 AM


dünya türnesi kapsamında Türkiyeyi yıllar boyunca listesine eklemeyip bu sene ekleyen dev grup whitesnake Türkiyede.Bu gece yani 28 temmuz cuma gunu Whitesnake, David Coverdale, Doug Aldrich, Reb Beach, Uriah Duffy, Timothy Drury ve Tommy Aldridge'den oluşan müthiş bir ekiple istanbulda. Tahminimce geçen gunlerde gelen axl'dan daha cok eglenceli ve müthis gececektir.
here I go again
Cryin in the rain
is this love

grubun ilk basta aklima gelen sarkilari ki daha neler var neler..hepsi bu gece saat 21:30 da parkormanda. bilet fiyatlari neden bu kadar yuksek halen anlamis degilmi, eksıl 90 milyon bu 70 milyon depeş mod 95 milyon. yani bu grublari dinleyen genclerin ne kadar gelirleri var ki, herkes ya ogrenci ya da alkoliktir :).. bu konsere askerde olan bi arkadasimla gidebilseydim bizi sanirim sahneden mahsun kirmizigülü opmek icin kosanlar gibi paket yapip daha ilk sarkida atarlardı...!

is this love klibini butun whitesnake severlerin hafızısına kazınmıştır. jaguar marka bi araba ve david coverdale'in karısı tawny kitaen dans figurleri deri pantalonlar dumanlar felan...gözümün önüne klip geldikçe tüylerim diken diken oluyo, konserde dinlerken bakalim neler olucak
 
7/27/2006
posted by sexenler at 7:01:00 PM

Rasim Kaygusuz belkide Cin Ali serisini yaparken acaba bu kadar kült bir olaya imza atacagini biliyormuydu. eminimki ilkokulda cin ali okuyarak okumayi soken binlerce ogrenci vardir. ve tekrar eminim ki ellerine bu kitaplardan biri ellerine gecse deliler gibi havaya sicrar aaaa cin aliii diip suratinda bi tebessum olusur cocukluguna gider. neyse bunlar bi kenara bunlar toplam 10 adetti sirasiyla
cin alinin atı
cin alinin topu
cin alinin topacı
cin alinin karagözlü kuzusu
cin alinin oyuncakları
cina ali okula basliyor
cin ali okulda
cin ali çocuk bahçesinde
cin ali ile berber fil
cin ali kır gezisinde'dir. farkındaysanız konularda bile bi gelisme ilerleme var once oyuncaklar at top felan derken okula baslayan cin ali çocuk bahcesinde sosyalleşmeye dogru adım adiyor, fakat benim en cok merak ettigim cin ali BERBER FİL ile ne yaptigi , yani bu konular arasinda BERBER FİL'in işi ne? izahati elbette vardır fakat nedir?...
çöp adam çizimiyle Selçuk Seğmen bence eli opulesi adamdir.resim kabileytsizlerin tek kurtuluş yolu olmuştur her zaman çöp adam resmi, tabi bu cop adamda farklılıklar yok muydu elbette vardı. ornegin cin aliden buyuk birisi baba anne dede felan daha kalin kalemle çizilirdi boylece buyuk oldugu hissi olusurdu beyninizde..ve her zaman insan çizimlerin disindaki çizimlerde ne oldugu yazardı PENCERE,TOPAÇ, AT, İNSAN , HAVA diye..çocuk olmak o zmnlar çok kolaydi herseyi anlatiolardı bize sadece anlamak kaliyordu
 
5/30/2006
posted by sexenler at 6:47:00 PM

cocukken en cok cignedigim cikletlerdendi tipitip maceraları okurdum hevesle, tadi halen damagimda, ayrica pembo vardı pembo ! bereli bi abiydi sanki cocukken oyle hatirliyorum, ,çok pembemsi bi tadi vardi, onuda cok cignerdim, sora minti vardi, naneliydi bu mintide, çocuklugumuz gectikce turbo sakızlari cikti icinden araba resimleri cikiyordu ben bir ara biriktirmistim, sora ilk kolali sakiz cikmisti aman allahim ne güzeldi, bundan sorada bombibom çıkmıştı sanirim bu seksenli yılların sonuna dogru olmustu.. simdi minti cikmaya devam ediyor, bombibom yok piyasada, turbo var, tipitip var ozluyoruz PEMBO muz geri verilsin :)
 
5/09/2006
posted by sexenler at 7:03:00 PM

Her Zaman Yapılan Partilerde Olmazsa Olmaz Her Yapılan bir best of 80s kaset sidi mp3 listelerinin bas taci bir gruptur alphaville, butun sarkilarinda o donemin pop soundunun kemiğini olusturan melodilere sahip oldugunu dusunuyorum, e burdanda soyluyorum. 1984 yılında big in japan single cikarmislar, hemen ardından sound like a melody yi cikarmislardir. assagida albumleri tarihleriyle veriyorum fakat mixleri felan yazmadim

forever young (1984)
afternoons in utopia (1986)
the breathtaking blue (1989)
so long celeste (1992)
history (1993)
prostitute (1994)
united (marian gold;solo) (1996)
salvation (1997)

alman asilli bu grubun cogu sarkilarini dinlemis bulunmaktayim, fakat hiçbiri ne bir sounds like a melody ne de bir forever young, hele sounds like a melody'deki giris melodisi beni benden alir...
 
3/29/2006
posted by sexenler at 6:48:00 PM

Depeche Mode Bilet Fiyatları Açıklandı gecen hafta arasında. bilet fiyatları assagidaki gibidir.

Bilet Fiyatları
Sahne Önü: 125 YTL
Normal Giriş (Ön Satış): 80 YTL

NORMAL GİRİŞ: 95 YTL

Ön satış ve sahne önü, fiyatlara aldırış etmeden bitip tükenmiş hatta karaborsaya bile düşmüştür. depeche mode a bu kadar ilgi gormesi cidden super bişi...
kuruçeşmede degilde geniş alan olan başka yerlerde olsaydi ornegin abdi ipekçi spor salonunda olsaydi acaba bu kadar dolarmiydi...
(bilete para bulup alamadik bari bok atalım)
 
3/07/2006
posted by sexenler at 6:44:00 PM

altın kızlar 85' 92' yılları arasında yayında olan, çocukluk yıllarımın populer dizilerindendi. çogunlukla salon odasinda geçen dizide 4 teyze basrolleri oynardi. hepsi ayri bir karakteri temsil edercesine hırpalarlardı kendilerini.

Beatrice Arthur .... Dorothy Petrillo-Zbornak
Betty White .... Rose Nylund
Rue McClanahan .... Blanche Devereaux
Estelle Getty .... Sophia Petrillo
Herb Edelman .... Stan Zbornak

bir huysuz ihtiyar vardı, hatta sora silvestir ile muthis anne diye (yanlis hatirlamiyorsam) bir filmde oynadi. diğeri saf teyzeydi,inanırdı herseye. bi tane ortam teyzesi,her türlü cevizi kendisi kırardı. sonuncusu da bilgi küpüydü uzun boylu olani, hepsinin tek ortak yonu dul olmalariydi. bunca zaman evlenemeden butun kardeslerin ayni evde yasamasi ise komiklikler silsilesini doguruyordu. e hal ole olunca bizede izlemek dusuodu
 
2/15/2006
posted by sexenler at 10:12:00 AM


Petrol sirketleri olan ewing ailesinin basindan gecen kıskanclık, entrikalar, gizli cemiyetlerin yaptiklarini anlatan bir diziydi. ne diziydi ama, deli gibi izlenirdi cunku baska dizi yoktu en azindan ben oyle hatirliyorum. bu dizinin bir baska edisyonu yalan ruzgariydi, hayat agaci da gene ikisinin karmasi bir diziydi.

J.R. in o uyuz gulusu herkesi uyuz eder ama para babasi oydu, Sue Ellen vardi alkolikti ama kabul etmezdi, Bobby ise iyilik dolu sanki sulaleye evlatlik edilmis gibi hinlik dusunmeyen tek ferd idi. puro yu ilk defa bu dizide gorduk amerikan yasantisini tanimaya basliyoduk, vay bee luks servet icersinde hepsi derdik, para gani toplumda, onlarda para halen gani gani , biz gene fısss....

Larry Hagman .... J.R. Ewing
Ken Kercheval .... Cliff Barnes
Patrick Duffy .... Bobby Ewing
Linda Gray .... Sue Ellen Ewing
Barbara Bel Geddes .... Miss Ellie
Steve Kanaly .... Ray Krebbs
Victoria Principal.... Pamela Ewing
Charlene Tilton .... Lucy Ewing
Jim Davis .... John Ross Ewing
 
1/18/2006
posted by sexenler at 11:45:00 AM
Galatasaray Klubunun seksenli yıllardaki posteri

ayaktakiler (soldan sağa): simovic ismail cüneyt (k) erhan semih raşit
oturanlar (soldan sağa) : ilyas uğur mirsad yusuf ahmet

 
12/23/2005
posted by sexenler at 8:54:00 AM

ali rıza silahlı poda ile hey dergisinin bir sayısında yapılmış roportajina denk geldim, ali rıza bey; 1986 ta ESİNTİ adli plagini 3 yıl suren calismalar neticesinde elde etmisti, bundan onceki çalismasının ismide MUTLULUK RUZGARI...
Esinti isimli calismasini gençlere yönelik yapmış, ali rıza silahlı podanin fotograftaki kiyafeti ve saati müthiş...
 
12/22/2005
posted by sexenler at 8:02:00 AM

6 grup vardi o zamanlar dunya kupasinda simdi kac grup var bilmiorum ama, turkiyenin esamesi okunmuyomus o yıllar, gruplarin listelerini assagida vericem, fakat deginmek istedidigim bu meksika 86 nin çıkartma albumu vardi hatirlarsiniz, butun takimlara iki sayfa ayrilmis halde futbolcularin çıkartmaları ayrica satilirdi alirdiniz cikan oyunculari bos olan yerlerine yapistirirdiniz, ayni oyuncular varsa takasa giderdiniz baska arkadaslarinizla, mukemmel bir pazarlama olayiymıs zamaninda, hatirliyorum bunlarin pijamalari vardi, gri renkli felan giyerdim, fotoğraflarim bile var...Kupa arjantinin olmustu heralde maradona o zamanlar esip gurluyodu!


RESULTS GROUP A:


xx.xx.86 Bulgaria vs. Italy 1:1

02.06.86 Argentina vs. South Korea 3:1

05.06.86 Italy vs. Argentina 1:1

05.06.86 South Korea vs. Bulgaria 1:1

10.06.86 South Korea vs. Italy 2:3

10.06.86 Argentina vs. Bulgaria 2:0


RESULTS GROUP B:


03.06.86 Belgium vs. Mexico 1:2
04.06.86 Paraguay vs. Irak 1:0
07.06.86 Mexico vs. Paraguay 1:1
08.06.86 Irak vs. Belgium 1:2
11.06.86 Irak vs. Mexico 0:1
11.06.86 Paraguay vs. Belgium 2:2

RESULTS GROUP C:


xx.xx.86 Canada vs. France 0:1
02.06.86 U.S.S.R. vs. Hungary 6:0
05.06.86 France vs. U.S.S.R. 1:1
06.06.86 Hungary vs. Canada 2:0
09.06.86 Hungary vs. France 0:3
09.06.86 U.S.S.R. vs. Canada 2:0

RESULTS GROUP D:


xx.xx.86 Spain vs. Brazil 0:1
03.06.86 Algeria vs. Northern Ireland 1:1
06.06.86 Brazil vs. Algeria 1:0
07.06.86 Northern Ireland vs. Spain 1:2
12.06.86 Northern Ireland vs. Brazil 0:3
12.06.86 Algeria vs. Spain 0:3

RESULTS GROUP E:


04.06.86 Uruguay vs. Germany 1:1
04.06.86 Scotland vs. Denmark 0:1
08.06.86 Germany vs. Scotland 2:1
08.06.86 Denmark vs. Uruguay 6:1
13.06.86 Denmark vs. Germany 2:0
13.06.86 Scotland vs. Uruguay 0:0

RESULTS GROUP F:


02.06.86 Morocco vs. Poland 0:0
03.06.86 Portugal vs. England 1:0
06.06.86 England vs. Morocco 0:0
07.06.86 Poland vs. Portugal 1:0
11.06.86 Portugal vs. Morocco 1:3
11.06.86 England vs. Poland 3:0
 
12/20/2005
posted by sexenler at 2:55:00 PM


seksenli yillarin en populer ve halen bu ilgisini kaybetmedigine inandigim grup olan depeche mode istanbulda "touring the angel" turnesi adi altinda 30 temmuzda Kuruçeşmede Arena isimli bir yerde sahneye cikacak. bu yer hakkinda bilgim yok, oraya sığışabilirmiyiz veya orayi doldurcak kadar seyirci gelicek mi bilemem ama depeche mode un her sarkisina taparcasina sevmememe ragmen seksenli yıllarin hatrina gidilmesi gerektigini dusunuyorum bu konsere.biletixten satin alabileceginiz biletler henuz satisa sunulmadi kafada bi 40 lira olacagini size temin edebilirim, cunku samanta 35 yaparsa depeche mode 40 ve uzeri yapmasi lazim.... depreşme modu olmadan konseri izlemek istiyorum!
 
12/18/2005
posted by sexenler at 9:16:00 PM


yeni yıla mukemmel bır konserle baslangıc yapıcagımıza benzıo, samantha fox ocak ayının 28 ınde ıstanbul yenı melek gosterı merkezınde sahneye cıkıyor. ve ilk defa turkiyeye geliyor olmasi oldukca onemli bir olay, tabıı seksenli yılları sevenler ıcın. fakat nıe bızım ulkeye populer oldugu zamanlar gelmemis olması da ayrı bır merak konusu...
bıletler 35 mılyonmus vıp ı de 55 mılyonmus...
ultimate 80s party adı altında gelıcek olan samantha saat 21 gıbı sahne alacakmıs...
bılıyorsunuzkı bı cılgın hatun danımarkada sevgılısıyle bırlıkte yasamaktadır (sevgılısı bayandır bu arada)
 
10/29/2005
posted by sexenler at 5:51:00 PM



seksenli yılların gazetelerinde feci sekilde furya olmustu bunlar bizim eve hurriyet gelirdi okumazdim ben onları ama kuçük emrah olsun sezen aksu olsun hatta emel sayin bile bu romanlarda yerini almislardır. küçük emraha bu aralar takmış durumdayim. yani çocukken bile beynime kazınmış. isyakar varoşların tövbekar çocugu olarak. foto romanlarda bile bir mağdur bir haksızlıga ugrayan insan idi kendisi. bu fotograflarda bir tanesi "gelinligimi istiyorum ile emel sayın ve engin çağlar rolleri paylasırken, çalıkuşu sezen aksu basrolde pos vermiştir.
 
10/25/2005
posted by sexenler at 5:55:00 PM


Madonna bayaninin ilk filmidir. 1985 yılında çevrilmistir. madonna burda susan rolunde ve serseri sokak kızını oynamakta, Rosanna Arquette ise Roberta roluyla sakin sessiz kızı oynamaktadır. super bir seksenli yillar filmidir sarkilar kiyafetler hava yagmur dumanlar hersey seksenli yılların en guzel goruntuleri sergiler. roberta susanin yerine gecer bole aksilikler falan olur komedi ask macera bi arada olan filmdir. ha bi ozelligi var tabi bu filmin madonna nin dudaginin ustundeki beni aldırmadan onceki zamalarında cevrilmistir.
 
10/24/2005
posted by sexenler at 5:21:00 PM
1980'li yıllarında cocuk olanlarin mumtelasi olup hic bisi anlamadigi hic bir sonuc cikarmadan ne dedi bu velet diyerek yataga yatirildigi cizgi film. gukkurikuuu diye bi kus vardi. bide sincap vardı sincap konusurdu ama sincapca bilmedigimiz icin yakari onun dedigini tekrar ederdi. bi bolumunde nehir tasmak uzereyken sincabın cılgın bi bulusu ile ilk baraj yapiliyordu bolece cadirlari su basmiodu falan. ya da sincabin evinimi su basiodu da yakarı baraj yapiodu neyse ole bisi di iste...yakarinin birde ati vardı dehset biside citlerden atlar falan, rivayete gore bu fransiz yapimi olan bu cizgi film özürlü cocuklar icin yapilmis. e bizim siralar beynimiz bile olmadiginda ayran budalasi gibi izlerdik. sarkısını sozleri ahanda burda

au pays des elans
des bisons, des mustangs
nombreux sont tes amis
comme les brins d'herbe yakari

mille-gueules et double dent
tilleul et bison blanc
nombreux sont tes amis
comme les brins d'herbe yakari

avec petit tonnerre
tu files comme l'éclair
a travers la prairie
où le vent souffle yakari

sur la piste du vent
seul, tout seul dans le désert
tu ne crains pas les pièges
grand aigle te protège

les bruits de la forêt
te disent les secrets
des animaux blottis
dans leurs tanières yakari

tu sais où sont cachés
les sources des rochers
tu sais où sont tapis
les daims, les biches yakari

avec petit tonnerre
tu files comme l'éclair
a travers la prairie
où le vent souffle yakari

mille-gueules et double dent
tilleul et bison blanc
nombreux sont tes amis
comme les brins d'herbe yakari

au pays des elans
des bisons, des mustangs
nombreux sont tes amis
comme les brins d'herbe yakari

salut yakari
salut yakari
 
10/22/2005
posted by sexenler at 6:38:00 PM


86 eurovision yarismasinda bizi temsil eden grup olarak tanidik klips ve onlar'ı. gür akad, aydın karabulut, emre tukur'un "klips"; sevingül bahadır ve candan erçetin'in de "onlar" olduğu müzik grubu idi o zamanlar sonra birlestiler ve klips ve onlar oldular.
şarkıyı tarattım ve bir internet sitesinden buldum buraya paste ediyorum

Hey sevgili dünya, gülmeye basla,
Sonsuz olsun kahkaha,

Bir müjde ver su kalplere
Hay Halley hahay Halley
Bir müjde ver su kalplere
Hay Halley hahay hay Halley

Hey sevgili dünya, gülmeye basla,
Sonsuz olsun kahkaha,

Bir müjde ver su kalplere
Hay Halley hahay hello Halley
Bir müjde ver su kalplere
Hay Halley hahay Halley
Hay Halley hahahay Halley

Müjdeler olsun, çaldim ben kapiyi,
Müjdeler olsun, dünya aç kapiyi,
Müjdeler olsun, sevgi en kolayi,
Müjdeler olsun sizlere

Merhaba Halley sevgi ver buraya,
Merhaba Halley saygi ver buraya,
Peri kizi gel degdir degnegini,
Herseye ragmen heryerde umut var!

Bonjour, good morning, hi, hello, ciao!
Merhaba dünya! Haydi barisa,
Güzele dogru böyle biteviye,
Sen de sen de sen de birlikte

Merhaba Halley sevgi ver buraya,
Merhaba Halley saygi ver buraya,
Peri kizi gel degdir degnegini,
Herseye ragmen heryerde umut var!

Bir müjde ver su kalplere
Hay Halley hahay hello Halley
Bir müjde ver su kalplere
Hay Halley hahay Halley
Hay Halley hahay Halley
Hay Halley hahahay Halley
 
10/18/2005
posted by sexenler at 7:12:00 PM



 
posted by sexenler at 7:08:00 PM

işte Cardin Marka gozluklerrrrr...85 senesi gazetesinde o senenin modasi bu gozlukler oldugunu yaziyor. fiyati ise çeyrek milyon lira yani 250 bin lira. fotografta gordugunuz gibi takan kadının saclar ahenkle dans eder iken gozlugun elmacik kemiklerinden baslamasina ve alnın ortasinda itmesine dikkat ediniz bu kadar buyuk gozluk moda olur baska bisey olmaz zaten ....
 
10/12/2005
posted by sexenler at 5:24:00 PM
sanırım sadece foto yeter...bakın bakalım programlari hatirlayacakmisiniz !!!
 
posted by sexenler at 5:14:00 PM



o yillarda dehset patlama olmustu bu atarilerde. herkez atari salonlarına kosuyordu. mario oynamak icin, araba yarislari vardi hatta, ama grafikler felaket rezaletti adamlarin kafasi kare oluyordu cogu zaman hersey kutucuklardan olusuodu hep... ama ne oyunlardı beee...burda da vip elektronik sanayinin 86 yilinda yapmis oldugu reklamı var .ozellikler :
220 sehir cereyanı,
surenin bitimine 20 saniye kala ses ve isik uyarısı baslar,....

 
10/10/2005
posted by sexenler at 11:58:00 AM



don johnson'un kolları kıvrık ceketiyle moda yarattigi dizi. sony karakteri ile goz doldurmaktaydi. ferrari testarossa marka arabasının kapıları yukarı dogru aciliyordu waooowww oluoduk evde "nasil yaa yukari dogru acilo nasil bir teknolojidir buuu" gibi soylemler evde gezinir dururdu. zenci ortagi rico ise takılırdı ortamda surekli bir fırlama jön kıvamında gezinirler olayları cozerler ee iki hatun bunlardan hoslanir falan. ne zaman yayınlandigini pek hatirlamiyorum. beyaz ceket kollar kıvrık iceri beyaz badi salvar model kumas pantalon ve corapsız ayakkabi giyerek cılgın bir moda baslangicina yelken acmistir bu sony abimiz. uyusturucu ceteleriyle mucadele ediyordu surekli oyleydi boyleydi....
 
posted by sexenler at 11:32:00 AM

burus vils ve adını hatırlayamadıgım kadının cılgın dedektiflik dizisi, burus vils david rolunde, hatun kişisi ise maddie rolunde, gokdelenin bi katında detektiflik brosu isletmektedirler. cılgın maceralara ikisi birden atlamakta, maddie temkinli rolunu, david ise çılgın, her olaya zıplayan, burnunu sokan, rolunu ustlenmisti. yanlıs hatirlamiosam pazartesi saat 9 da yayınlanıyordu. sarkısı halen kulanmalarımda, sozleri buraya yapistiriorum.

some walk by night
some fly by day
nothing could change you
set and sure of the way

there is the sun and moon
they sing their own sweet tune
watch them when dawn is due
sharing one space

we'

ll walk by night
we'll fly by day
moonlighting strangers
who just met on the way

edindigim bilgiye gore sarkıyı "al jarreau" soylemiş. cümbür cemaat izlerdik evde hatırlamaktayim. birde sekreter vardı ismi bayan topesto mu triesto mu neydi?. meksikalıydı. çok guzel diziydi burus vils hatta bunun pesine birde kaset cıkarmıstı. sora paranın karıyerin doruklarına cıktı kendisi biliyorsunuz ki....
 
10/07/2005
posted by sexenler at 11:04:00 AM


o yıllarda trt de hafta sonu sabah kuşaklarında verip durudu bi teyze vardı hatırladıgım gozluklu yaninda ufak bi çocuk; velet bir nevi tekrar gorevi goruodu kadın ne yaparsa cocukta senkronize gecikme ile aynısını yapıyordu, ordan katla burda geçir oldu sana bi fil. hatta cem yılmaz bahseder bu programda hepiniz bilirsiniz ki. seksenli yıllarda moda olmustu zeka gelistirir beyin damarlarını acardı bu program.
 
9/28/2005
posted by sexenler at 4:13:00 PM
Kucuk Emrahın en meshur olanlarından biri heralde. şu şekilde bi kadrosu olan film
Yönetmen ~ Ümit Efekan

Senaryo ~ Erdoğan Tünaş

Görüntü yönetmeni ~ Kenan Kurt

Oynayanlar
Emrah Erdoğan (Küçük Emrah) ~
Özlem Onursal ~
Tuğrul Meteer ~
Aliye Uzunatağan ~
Sümer Tilmaç ~
Hüseyin Kaşif ~

Prodüktör ~ Şahin Dilbaz

En önemlisi bu filmin isminin slogan gibi ortalıga yayılmasıydı emrah acıların cocugu idi. muthis bi filmdi yorumlarımı yazıcam unuttum cok zaman oldu filmi izlemeyeli. haa birde "vurmayın" ya da "vurmasınlar" die bi filmi vardı emrah filmin basinda deli gibi kosarak elindeki balyozu sarı bi murat 131 in uzerine cıkar ve arabaya hunharca butun hıncıyla vurur. ee tabi kolaymı anası karakoyde kız kardesi dayısının kucagindadir. ....
 
9/21/2005
posted by sexenler at 1:08:00 PM
ek$i Sozlukte duzenlenen yeni bir zirve bu cuma gunu 23 eylulde life alaturke diye bi mekanda gerceklesecek bir zirve su an itibariyle 151 kisi gelicek diye kayıtlı gorunuyo ee bi de kayıt olmayanlar var falan baya guzel olucak gibi duyrulur herkese sozluge bakabilirsiniz burdantum sozluk camiasina duyrulur. haa o gun bi tane daha 80s partisi var ama 90s larda var life bilmem nede o da ilginctir, butun gunler cuvalami girdi dedirtio insana....
 
8/27/2005
posted by sexenler at 12:42:00 PM
metin akpına zeki alasya nin oynadigi seksenli yıllardaki tiyatronun ismi. eskiden tiyatro oyunlari teyplere cekilirdi satılırdı, bizde alır deli gibi dinlerdik. dinleye dinleye ezberlerdir. "deliler" "beyoglu beyoglu" "yasaklar" "askolsun" baska varmıydı hatırlamıyorum yoktu heralde...en sevdigim benim beyoglu beyogluydu ozellikle karakol sahnesi zeki alasyanın sarhos taklidi her izledigimde kopuyorum.
-karakoldaaa aynaaa var aynaaa var dayak yok! mesala diyorum mesalaa
metin akpınarin taksim ilk yardım acil bolumundeki hademe rolu ise superdi hatırlarsınız ki iclal hemsireye yaktıgı agit unutlmaz :
-heleeeeee beniiiiii iiiii iiiii başı garlııııı!!!
onnik vardı bide
-efendim siz mu yu unutuyorsunuz nisantasina takıloorsunuz....
delilerdeki galaksi takside metin akpınarın lafları unutulmaz
-alooooo galaksi taksi araba yoook!

simdilerde bunları arsivime katiyorum....
 
8/17/2005
posted by sexenler at 5:06:00 PM


sezen kızıltunc'un canlandırdıgı bir diziydi. sihirli parmaklarıyla milleti dondudur, camasir mandalını kaldırır, tencereleri havada tutar falan. cok manyak bisiydi. gunes patlamalarindan etkilenmis doga ustu gucleri gelismisti. cok salak espiriler yapardi, salak bir kizdi zaten, bazen akıllı tavırları olsada dizi geregi salaktı,
babası zekiyeee nerden cıktın seeen? sorusuna ee merdivenlerdeeeen!(sozlukten alıntıdır) diyebilecek kadar kus beyinli bir kurgusu olan karakterdi. ne diye trt bunu 2005 yılına gelmis olsak bile beynimize kazıycak kadar oynattı orası bilinmez... ama out of space yani
 
8/16/2005
posted by sexenler at 6:16:00 PM


hatırlarım bunlar cok modaydı bole rengarek falan, butun kızlar takardı kollarına, acil bir durum oldumu hemen çıkartırdınız kolunuzdan kalem oluverirdi. şemsiyeden roket yapılmasıda gundemdeydi o sıralar. tabi surekli kolda sallana sallana akardi kalemler bi sure sonra, kolunuz batar ortama rezil olurdunuz... cok yazar cizeriz ya o donemler nasil bir icatsa bilezten kalem yapmak. kimin aklına geldi bu cidden merak ediyorum?ortaya cıksın konussun ben yaptım kardesim desin yahuu ????...
 
8/15/2005
posted by sexenler at 11:17:00 AM


Pazar gunlerinin vazgecilmez eglencesiydi mustafa yolaşanla 84 yılında baslamıstı. allam o dekor gene sahene idi. isim kabızı oldugumuz o donemlerde belliymis.pazar 89 90 91 diye devam etmistir, hatta bu slogan kaset yapan kisilerede yansimistir (orn : sezen aksu 89, tayfun 93 ). daha sonra sunuculugu cenk koray devam ettirmisti. erkan yolaç gelir evet hayır yarısması yapardı. izmir ve mehter marsı cok populer marşlardı o zaman espirilere bile konu olmustu. cenk koray telekutu yarısması ise tamamen evdekilerle beni heyacan ve merak firtinasina bogan bir yarısmaydı. "ulan salaklık etme al iste supurgeyi, gırgırı, beldasan bisikleti", "al iste gordun mu kaldin rowenta marka sac kurutma makinesine" gibi sozler ucusurdu bizim evde...
 
8/12/2005
posted by sexenler at 5:00:00 PM

seksenli yılların adamı. sanki doksanlı yıllara geldigimizde adamın miladı dolmus gibi yok oldu piyasaden o gozlukleri neydi yahu, sapık coskun yanında halt etmis valla o saclar daima siyaha boyalı, gozluk camları kiyafete uygun olmaya calisiodu e bi gozlugu olunca butun kiyafetleri bordo renkli idi. feci adamdı yaa sesiyle gürlerdi. sanki adam cok yavas soyluomus gibi cıkardı sesi, aaaaayyrrrııoollldııııoooommm!!!!aglatırdı bizi ama işkenceden aglatırdı...
pazar gunleri trt de eglence programlarında cikardi, o komik dekor dizaynıyla trt gene iskence yapardı bize bu adamla, agzında pis bir gulusle soylerdi sarkılarını, kahverenkli kapaklı bi albumu vardı parlıodu falan, ....ne adamdın sen be metin abi!!!
 
8/10/2005
posted by sexenler at 12:35:00 PM


Bu moda baska moda, bole ruküşlük olmaz bir daha. şalvar model kot pantalonlar seksenli yillarda cikti, streç pantalon da bu donemde çıktı. gomlek giyip kolları kıvırmak hatta uzerine askı asmak bu senelerde modaydi, pantalon iki yada uc parmak ayakkabidan kısa olacak corabiniz gorunecekti.
gozlukleriniz varsa kaşınızdan başlar elmacık kemiklerinize kadar geniş bir capta olmaliydı. kış ayları icin anadolu motifli baklava desenli bogazlı kazaklar ve bu kazaklar muhakkak vatkalı olmaliydi, dusunun kazak giyorsunuz ve vatkası var, bu kazagi pantalon icene sokmak ayri bir şekildi. kazak giymediginiz zamanlar ceket giyersiniz ceketin kollari kıvrık ve ekoseli olmayildi. Saclariniz uzunsa ya aslan yelesi gibi ya da yan taraflardan uste toplanip kuş yuvası gibi şekillendirmeliydiniz.
 
8/08/2005
posted by sexenler at 9:37:00 PM


pazar gunlerı gene trt de yayınlanırdı. hannibal takımın lıderı rolundekı beyaz saclı abı, face devlet ıslerı, evraklar bılmemnelerle ugrasan abıyı, murdock teknık servısı, baracus ıse ayı servısını canlandırıyordu (baracus aynı zamanda yukseklık korkusu vardı). efenım bunlar askerden kovulmus kısılerdı, haklının yanında kotunun karsısında oldular her zaman. bırde bunların gmc marka mınıbuslerı vardı konforluydu araba gri dosemelıydı, dısı sıyahtı fln....
efenım dızı esnasında maki bitkisinin nasıl rampaya donustugunu, arazı jeeplerinden 20 takla sonra nasıl sag cıkıldıgını ogrenmıstık. ve ılgınc bır olay daha her bolumde bunların hepsı bı yere kapatılır. kapatıldıkları yerde dınamıt, levye, kaynak makınesı, bozuk gorunumlu bır tank ıpler halatlar olurdu. e ozmnlar cocuktuk yıyorduk bu numaraları.